Bir çok arkadaşıma anlatmaya çalıştığımı hatırlıyorum; filmin alt mesajlarını, içerisinde geçen Nazım şiirinin o sahneye ne kadar yakıştığını, çoğu kez unutulan bağlılığın, varlığından belki de bihaber olunan tutkunun, size ait olmayan bir şeyleri beklemenin ne demek olduğunu.. 'Onu o kadar çok sevdim ki hastalığını bile istedim..' diyordu karakterlerden biri ve intiharın en görkemli halini ifade ediyordu, korkusuzca.
Aşk; bir kadın veya bir erkeğe duyulan bir şuur kaybı değildir çoğu zaman. Pek çok kılıkla karşılayabilir sizi; işiniz, çocuğunuz, köpeğiniz, dinlemekten yıllar sonra bile bıkmadığınız şarkılarınız gibi.. Umarım filmi izleyen hiç kimse o bardağı yere atmak zorunda kalmaz, atsa da bardak kırılmaz.
1 yorum:
Dostum, bir merak uyandırdın içimde ve filmi izlemediğim için bir kayıp duygusu. En kısa zamanda izleyeceğim. Yapacaklarım, edeceklerim sıralamasında ön saflarda...
Yorum Gönder